
Bu gün tatildi ya ( Hoş bana hergün tatil...) sabah erkenden çıkıp günü değerlendirelim dedik. Önce bebişe yatarak yemek yiyemeyecek kadar danalaştığı için mama masası ve içinde oynasın kafamız rahat olsun diye oyun parkı aldık.
Eve dönüş yolunda caddebostan Cafe Nero'da bi kahve içtik. Bebek de usluydu o da mamasını içti filan. Resimde gördüğünüz üzere ortam huzur doluydu, serçeler tabaklarımızdan yemek yedi, hava sıcaktı, Nero'nun hatırı sayılır miktarda Splenda'sını ve kahverengi şekerini ceplerime doldurdum. Evet çok ayıp ama napıyım .
Neyse , sonra otoparka geldik . Aaa ne görelim. Arabamızın önüne bi adam park etmiş. Migros'a mal getiren bu adamı gitti koca insanı buldu. Ben bebekle arabanın önünde gezinirken bir baktım kocamla adam bağrışa çağrışa geliyor. Adam bayağı hönkürürken koca kişisi adamı medeniyete davet ediyor ezik ezik . Baktım benim temiz yüzlü kocam hayvani adam karşısında sinirinden kıpkırmızı ama bir şey de yapamıyor. Hadi bin arabaya , bebek var dedim. Kimse benim kocama bağıramaz dedim.
Sonra efendim, şeytani zekamla, adamın camında gördüğüm faturaların üzerinde adı yazan şirkette çalıştığını anladım. Adamın plakasını hemen cep telefonuma yazdım. Telefondan nete bağlanıp adamın çalıştığı firmanın telefonunu buldum ve aradım. Şu şu plakalı araç sizin mi dedim. Evet dedi. Başladım saydırmaya. Ne biçim elemanınız var dedim. Yanımızda bebek var kavga çıkardı dedim. Onu dedim bunu dedim. Karşıdaki adam anlıyorum hanımefendi filan diyip kapattı. İlgilenicem konuyla dedi.
Telefonu kapatıp gurur dolu gözlerle kocama baktım. Peki o bana ne dedi ? "Biraz abartmadın mı " dedi allahın cezası. Kıymet bilmez. Nankör. Bu mu şimdi bu üstün başarımın hakettiği karşılık ? Bu mu ?
Bak buraya yazıyorum koca insancığı, bundan sonra önümde seni tepeleseler bir tekme de ben atacağım. Haberin olsun.